Turktime

Ahmet Hakan… Çünkü…

Balbay tavrıyla yeminli bir taraf değil, kendi doğrularının peşinde koşan bir gazeteci olduğunu gösterdiği için…
ABONE OL
Abone Ol
Ahmet Hakan… Çünkü…
Haberler / Haftanın Kazananı
23 Mart 2009 Pazartesi 02:13
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş

Cumhuriyet Ankara temsilcisi Mustafa Balbay Ergenekon soruşturması çerçevesinde ikinci kez gözaltına alınınca gazeteciler de hemen ikiye ayrıldı. Cephenin birinde her ne olursa olsun Balbay’a destek olanlar, diğerinde ise yeminli karşıtlar vardı. Oysa henüz ne gözaltına neden alındığı tam olarak biliniyordu ne de tam olarak neyle suçlandığı.

 

Ama olsun… Nasıl olsa içeriğe bakan pek yoktu ve hangi cepheyi tutmuşsanız oradan sallamak köşe yazarlığı, özgür gazetecilikti bizim camiada.

 

Ancak zaman geçti, Balbay’ı gözaltına götüren günlükleri ortaya çıktı ve gördük ki Balbay, gazeteci-haber kaynağı ilişkisinden öte askerlere darbe yapmaları için akıl hocalığına soyunmuş, darbe planlarını günü gününe not etmesine rağmen gerçekleşse, Türkiye’nin zaten güdük demokrasi sürecini tekrar başa döndürecek bilgileri en hafif ifadeyle kendisine saklamış.

 

Tabii ortaya çıkan günlükler ilk günlerde Balbay adına kitaplarını imzalayan pek çok gazeteciyi sessizliğe gömdü, bazıları ısrarla desteğini sürdürdü.

Ancak Ahmet Hakan ilk gün Mustafa Balbay’a destek verirken gösterdiği yürekliliği sonrasında ortaya çıkan bilgilerle değişen havada da gösterdi: Kendisiyle dayanıştığım Mustafa kardeşim, 2002, 2003 ve 2004 yıllarında, karargáhları, garnizonları, orduevlerini kendisine mesken etmiş. Mesafesiz bir temas kurmuş ordunun ileri gelenleriyle... Kuvvet komutanlarıyla Genelkurmay Başkanı’nı çekiştirmiş. Darbe için gaz vermiş, akıl öğretmiş... Eli silahlı güçlere yaslanmış. Tank sesiyle uyanma rüyası görmüş. Halkın oylarıyla alt edilemeyeceğini anladığı iktidarı, zorbalıkla alt etmenin yollarını aramış. Belindeki silaha güvenenlerin arasında izlenim toplayan bir gazeteci" olmamış, "belindeki silaha güvenenlerin akıl hocalığını yapan gazeteci" olmuş. Hasılı kelam, "Darbecinin gazetecisi" olmuş bizim Mustafa... Elinde silah bulunan güce, "Hadi paşam, hadi aslanım... Yap bir darbe" diye gaz veren bir adamla benim işim olmaz...” diyerek açıkça tavrını koydu ve yeminli bir taraf olmaktan ziyade kendi doğrularının peşinde koşan bir gazeteci olduğunu ispatlayarak, kazandı.

 

YORUM EKLE

Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır

YORUMLAR

 murtaza
 28 Mart 2009 Cumartesi 21:39
Helal be dostum. "Hakkın hatırı alidir,hiçbir hatıra feda edilmemek gerektir." düsturuna ilelebet bağlı olman ı temenni ederim.
 kareas
 26 Mart 2009 Perşembe 20:48
başlarken kardeş biterken gülün oluyorum ölemi.üslubuna dikkat et.benim yorumum şahsınla ilgili değildir.gocunmuşsun.muhatabım değilsin sende olma.bana bida bu şekil hitap etme ...anla!!!
 TOTEM
 25 Mart 2009 Çarşamba 13:44
Kareas kardeşim,bilirmisin akıl hastanesindeki delilerin çoğu,dışardakilerin deli olduğunu düşünürmüş.ve emin ol bu kafa ile hem çok acı çekeceksiniz,hemde bu ülkeye çok acı çektireceksiniz. okadar şartlanmış ve sabit fikirlisinizki,bırak başka fikirleri değerlendirmeyi tahammül bile edemiyorsunuz, bu saldırgan ve çirkef tavrınız yanıt buluncada madur edebiyatı yapıyorsunuz.biraz tahammüllü olun ve fanatizmden sıyrılıp objektif düşünmeye çalışın tedavinizin ilk süreci böyle başlayabilir gülüm.
 kareas
 24 Mart 2009 Salı 23:14
bazı hanımlar sinirlenmişler ama değmez inanın.sinirlenmeyin.kendi haline bırakın.dotorlar psikologlor böle tavsiye ediyorlar.yokmuş gibi davranın.bir gün evrim sürecini tamamlayacak.hepimiz insanlık noktasında buluşacağız.bizim coğrafyaya geç geliyor.matbaa bize niye 100 sene sonra geldi.ampül geç yanıyor bilmiyormusunuz.ama sonuçta geldi.artık bilgilenmeyebaşladık.100 sene sonrada öğreneceğiz.ülke bize altın tepside sunulduğu için değerini öğrenecez.biraz canımız yanacak o kadar.acı çekecez.
 Nurhan
 24 Mart 2009 Salı 23:10
Yazının tamamını okudum ben aslında A.Hakanın yaptığı şey Aydın Doğanın darbeci olmadığını vurgulamak için kaleme almış.
 TOTEM
 24 Mart 2009 Salı 23:04
Kareas kardeşim.ben elektronikle,özellikle dinleme ile ilgili konulardan çok haberdarım.teknoloji gerçekten çok ileri ve bir sesin bir kişiye ait olup olmadığı %99 oranında tespit edilebiliyor.allah aşkına biraz gözünüzü açıp insafa gelin.herşeye komplo ve düzmece demek vicdanınıza sığarmı?yada şöyle sorayım buna gerçekten inanıyormusunuz?yoksa sadece olayı saptırmayamı çalışıyorsunuz.ikiside birbirinden kötü ya beyniniz yıkanmış,yada maksatlısınız.lütfen elinizi vicdanınıza koyun arkadaşlar.
 kareas
 24 Mart 2009 Salı 22:26
ya sayın yorumcular kusura bakmayın ben aynaya başka bi kristalden bakayım.içinizde hiç elektronik ve dijital dünyasından haberdar olan varmı.bu konulardaki teknolojik gelişmelerden haberi olan?dalga seslerini-kuş seslerini ormanın sesini insan konuşmalarına çevirip dijital dünyada kayıt yapıldığını hiç duydunuzmu.rasgele insanların konuşmalarını giydirmek-bindirmek istedikleri insana rahatça yükleyebildiklerinden haberiniz varmı.yokmu.vah vah benim çok bilmiş ülkemin zavallı saf insanları vah.
 BEKTAŞ
 24 Mart 2009 Salı 16:45
Ahmet HAKAN COŞKUN senin gibi insanlara alışamadık.Doğruda yazsan, insanların kafasının değişmesi zor
 TOTEM
 24 Mart 2009 Salı 16:02
Gülay vatandaş,trübünlere oynama ve kendi saldırganlığını lütfen başkalarına yükleme,sana gülayım,ramsesim gibi esprili bir hitapta bulunmuştum bunu taciz olarak algılayıp lanse etmen senin seviyenin göstergesidir.birşey söylemek istiyorsanda,yorumcu arkadaşlar deyip taraftar toplama kurnazlığına gitmez direk söylersin.ben sana,senin bana yaptğın saygısızlığın yarısını bile yapmadım.bu sitede en çok saldırıya maruz kalan kişi benim senin hakaretlerin ise bini bir para.evet lütfen muhatap olma.
 Mehmet Ali METİNYURT
 24 Mart 2009 Salı 15:48
Yorumcu arkadaşlar daha sakin olsak diyorum. Malum şimdilerde 'sakin güç(!)2 olmak revaçta ya.. Sadece olayları yorumlayalım yeter. Nasılsa kimsenin-kimseyi ikna etmesi de -gerçekler ne kadar ortada olursa olsun- pek mümkün gözükmüyor. Bakınız Allah Kur'an'da inanmayanlar karşısında üzülen Peygamberimize nasıl hitap ediyor: "Sen sadece tebliğcisin" Bir başka ayet: "Onlar ahirete gelince bizi gördklrinde 'gerçekmiş' derler, fakat onları yeryüzüne tekrar göndersek yine aynı(eski) hal üzre olurlar"
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime