Turktime
Tekin Öget

EKONOMİYİ ÇARPAN ŞİMŞEK

5 Kasım 2026 Perşembe
Facebook'ta Paylaş
X'te Paylaş
Linkedin'de Paylaş
Whatsapp'ta Paylaş
E-posta ile Paylaş

Ekonomi biliminin o asık suratlı, rakamlara boğulmuş kasvetli dünyasını bir kenara bırakıp, son zamanlarda adeta bir pembe dizi kıvamında önümüze serilen tablolara baktığımızda, insan hayran kalmadan edemiyor. Ekranlara çıkan, pürüzsüz grafiklerle bezeli sunumlar yapan ve her şeyin ne kadar pürüpak, ne kadar kusursuz gittiğini anlatan ekonomi gurularını dinledikçe, içimizi tarifsiz bir huzur kaplıyor. Meğer ne kadar şanslı bir dönemden geçiyormuşuz da haberimiz yokmuş. Rasyonel zeminler, yapısal reformlar ve o meşhur programlara tutunmuş giderken, aniden gökyüzünde bir parıltı beliriyor ve ekonomiyi adeta bir Şimşek çarpıyor. Tabii bu öyle yıkıcı, fırtınalı bir çarpma değil; televizyonlardaki üstatların deyimiyle, bizi adeta aydınlatan, gözümüzü kamaştıran mali bir ışık seli. Biz faniler enflasyon canavarı var sanıyorduk, meğer yaşanan şey sadece rasyonel bir Şimşek çakmasından ibaretmiş. Gözlerimizi sıkıca kapatıp kalbimizi rasyonaliteye açtığımızda enflasyon düşüyor, gözümüzü açtığımızda ise her şey zamlanıyor; meğer ışık hızında yaşıyormuşuz da fark edememişiz. Bizimkisi tam bir Nasreddin Hoca hesabı; ekonomi modelinin doğurduğuna inanıyoruz da zammın aniden çarptığına mı inanmayacağız?

Bu muazzam mali aydınlanmayı en net hissettiğimiz yerler, şüphesiz akaryakıt istasyonlarıdır. Eskilerin o meşhur "Ben hep elli liralık alıyorum" efsanesi, rasyonel programın Şimşek hızı sayesinde nihayet tarih oldu ve yerini o çok daha popüler olan "Ben hep beş yüz liralık alıyorum" tesellisine bıraktı. Gerçi artık istasyonda beş yüz liralık yakıt istediğinizde, depo kapağından içeriye damlayan bir sıvı değil, sadece rasyonel yönetimin o pürüpak ve muazzam kokusu oluyor. Pompa görevlisinin yakıt tabancasını depoya tutmasıyla, o morumsu kırmızı renkli iki yüz liralık banknotların cüzdandan birer ikişer adeta buharlaşması, serbest piyasa ekonomisinin en estetik doğa olayıdır. Yani parayı veriyoruz ama düdüğün sesini bir türlü duyamıyoruz. Benzin ve motorin fiyat tabelaları, adeta birer borsa seansı heyecanıyla sürekli yukarı yönlü güncellenirken, bunu bir hayat pahalılığı olarak okumak ne kadar büyük bir vizyonsuzluktur. Aslında orada yaşanan şey, her sabah depolarımıza dolan yakıtın ne kadar değerli bir sıvı olduğunu bize her litrede hatırlatan o rasyonel hızdır. Motorine gelen her kuruşluk güncelleme, egzozumuzdan çıkan dumanın bile artık ne kadar yüksek bir maliyete sahip olduğunu gösteren muazzam bir başarı öyküsüdür. Arabaya binmek artık sadece bir ulaşım tercihi değil, her marşa basışta küresel finans sistemine meydan okuyan felsefi bir duruştur.

Aynı büyüleyici atmosferi mahalle marketlerindeki raflarda da izlemek mümkün. Sabah etiketini ayrı, akşam fiyatını ayrı gördüğümüz o meşhur peynir kalıpları veya zeytinyağı şişeleri, aslında serbest piyasa ekonomisinin ne kadar dinamik, ne kadar canlı işlediğinin en büyük kanıtıdır. Bir gün önce aldığınız ürünü ertesi gün aynı fiyata bulamıyorsanız, burada bir ekonomik sıkıntı aramak yerine, piyasanın ne kadar hızlı hareket ettiğine şapka çıkarmanız gerekir. Üstelik paketlerin giderek küçülmesi, gofretlerin tüy gibi hafiflemesi de rasyonel modelin vatandaşı düşünen muazzam bir hamlesidir. Meşhur fıkradaki "Tam açlığa alışıyordu ki öldü" nüktesi, maliye bakanlığımızın üstün gayretleriyle market raflarında gizli bir sağlık devrimine dönüşüyor. Şimşek programı sayesinde toplum olarak zorunlu bir diyete girdik; porsiyonlar küçülüyor, sepetler hafifliyor, böylece hem obeziteyle mücadele ediyor hem de diyetisyen masrafından kurtuluyoruz. Yakında zeytinyağını damlalıkla, peyniri miligramla alacağız ve bu muazzam porsiyon kontrolü sayesinde rasyonel programın ne denli pürüpak bir zarafete sahip olduğunu tüm dünyaya kanıtlayacağız. Market arabasını doldurmaya çalışırken cüzdanınızda çakan o mali Şimşekler, tamamen bütçe disiplininizi test etmek için tasarlanmış modern birer finansal antrenmandır. Kasadaki görevli toplam tutarı söylediğinde geçirdiğimiz o kısa süreli felç dalgası, aslında tamamen sabır katsayımızı ölçen pedagojik bir sınavdır.

Sektörlerin geneline yayılan bu muazzam dengede, sanayiciden esnafa ve mahalledeki berbere kadar herkes halinden son derece memnun, adeta bulutların üzerinde yaşıyor. Kiralar, ham madde maliyetleri ve vergiler adeta birer Şimşek hızıyla tırmanırken, maliye hafiyelerinin IBAN peşinde koşması ticarete ayrı bir heyecan katıyor. Piyasadan parayı tamamen çekerek enflasyonu sıfırlamayı hedefleyen bu dahiyane sıkılaşma politikası sayesinde, esnafımız artık müşteri ağırlama zahmetinden de kurtulmuş durumdadır. Hoca’nın o meşhur fıkrasındaki gibi, rasyonel programın radarına takılmayan tek bir dükkan bile kalmadı. Artık mahalledeki kuaför bile fön parasını alırken rasyonel programın radarına takılmamak için yapay zekayla yarışıyor. Sıkılaşma politikaları sayesinde piyasada yaprak kımıldamazken, nakit akışının durmasını bir kriz olarak nitelemek yerine, ticaretin ne kadar dingin, ne kadar gürültüsüz ve sakin bir faza geçtiğini takdir etmek gerekir. Netice itibarıyla, makro göstergelerin o muazzam uyumu, baz etkisiyle düşen ama çarşıda bir türlü hissedilmeyen o pürüpak enflasyon rakamları bize tek bir şeyi fısıldıyor: Her şey yolunda. Eğer cebinizdeki paranın eridiğini düşünüyor veya arabanın deposunu doldururken eliniz titriyorsa, suç kesinlikle rasyonel ekonomi yönetiminde ya da aniden çakan o mali Şimşeklerde değil. Sorun tamamen sizin finansal okuryazarlığınızda ve bu pürüzsüz tablonun arkasındaki o muazzam ironiyi göremeyen vizyonsuzluğunuzdadır. Kulaklarınızı kapatın ve o pembe masalları dinlemeye devam edin; ne de olsa ışık hızında ilerliyoruz, çarpılsak da önümüzü aydınlatan tek bir güç var: Şimşek.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2026 Turktime