Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SAMSUN
Yiğit Miraç Tokat
YAZARLAR
19 Mayıs 2021 Çarşamba

SAMSUN

 

 

16 Mayıs 1919’da Yunanlılar İzmir’e çıkarken aynı tarihte Mustafa Kemal’de İstanbul Galata rıhtımından Bandırma Vapuru ile Milli Mücadeleyi başlatmak için beraberindeki heyetle birlikte Samsun’a çıktı.


Birinci Cihan Harbi’nin ertesinde ülkesinin bilfiil işgal edildiğini gören ve bu işgale son vermek için fırsat kollayan Mustafa Kemal’in öncelikli hedefi bir yolunu bulup Anadolu’ya geçmek idi. Saray hükümetinin özellikle Damat Ferit Paşa ve Padişah Vahidüddin’in görevini yerine getirmediğini, sorumluluk almadıklarını ve göz göre göre ülke yönetimini İngilizlere verdiklerini ne yazık ki görmekteydi. Vatan ve millet aşkı ile yanan, uluslararası alanda rüştünü ispat etmiş ve itilaf devletlerinin de haliyle haz etmediği komutan nihayet 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a ayak basmıştı.


İngiliz Yüksek Komiseri olan Calthorpe 21 Nisan 1919 günü Osmanlı hükümetine verdiği notada; Anadolu’da direnişçilerin olduğu, bu duruma derhal son verilerek halkın silahlarının toplanması gerektiği ve direnişçilerin etkisiz hale getirilmesinin önemine değinilmiştir. Saray hükümeti ise İngilizlerin bu isteğini derhal yerine getirmek için harekete geçmekte geç kalmamıştır. Vahidüddin Mustafa Kemal’in ittihatçı olmaması ve 1917 senesinde Almanya ziyareti sırasında kendisini yakından tanımış olması sebebiyle 9. Ordu Müfettişi olarak Mustafa Kemal’i Samsun’a göndermeye karar verirken Mustafa Kemal’e: “Paşa, Paşa Devleti kurtarabilirsin” derken buradan kasıt, devletin İngilizlerin istediği şartları Anadolu’da yerine getirmesi durumudur. Yani Vahidüddin’e göre Mustafa Kemal’in asıl görevi Anadolu’da halkın silahlarını toplamak, emperyalistlere karşı direnen halkı etkisiz hale getirmek ve böylece İngilizlerin politika ve emellerine paralel iş ve eylemler yaparak onları memnun etmesi idi. Haliyle kendi koltuğunu kurtarma derdindeydi. 


Yıllardır devletin ve vatanın İngilizlere teslim edildiğini gören Mustafa Kemal için bu durum bir fırsat olacaktı ve halkın kurtuluşu, devletin bölünmez bütünlüğünü sağlamak için Anadolu’da Milli Mücadeleyi başlatmak ilk hedefi olacaktı.


Milli Mücadeleyi başlatma noktasında harekete geçen Mustafa Kemal Nutkunda ülkenin genel durumunu şu şekilde ifade etmiştir: “1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir : Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, I. Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaş'ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi I. Dünya Savaşı'na sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar. Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki hükûmet âciz, haysiyetsiz ve korkak.”


Samsun’da saray hükümetinin ve İngilizlerin aktardığı durumun tam tersi olmaktaydı ve halk emperyalist İngilizler tarafından kıyıma uğramakta, işkencelere maruz bırakılmaktaydı. Bunu yerinde gören Mustafa Kemal ilk olarak bu hadiseleri İstanbul’a rapor etmişse de hiçbir cevap alamamıştır aksine, geçen günler sonrasında saray hükümeti, Mustafa Kemal’in halkı İngilizlere karşı örgütlediği gerekçesiyle İstanbul’a derhal dönmesi gerektiğini aksi takdirde ordudan atılacağını ifade eden uyarı mektubu da yazmıştı. Tüm bunlara ek olarak, Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi başlatmaktan geri durmayarak İngiliz ve saray hükümetinin ortak hareketlerine karşı milletini yanına almış tam bağımsızlık yolunda ilerlemeye karar vermiştir. Bundan sonra Mustafa Kemal askeri üniformasını çıkararak mücadeleye sivil bir vatandaş olarak devam etmiştir. 
Bütün bu gelişmeler dahilinde saray hükümeti ve Vahidüddin Mustafa Kemal’in daha 1 ayı bile dolmadan yakalanarak İstanbul’a getirilmesini istemişlerdir. 1 yıl sonra ise yine saray hükümeti ve İngilizler ortak bir bildiride Mustafa Kemal’in 1920 senesinde idam edilmesine karar vermişlerdir. 
Halkın desteğini de yanına alan Mustafa Kemal ve arkadaşları sarayın tüm engellemelerine rağmen Anadolu’da yerel güçlerin oluşumuyla Kuvay-ı Milliye hareketini oluşturarak emperyalist güçlere karşı mücadele vermeye başlamıştır. Silahlı direnişin yanında Mustafa Kemal sivil bir vatandaş olarak halkı uyarmaktan da vazgeçmeyerek yurdun çeşitli bölgelerinde kongreler düzenleyerek halkın işgale karşı birlik olmasında ve Milli Mücadeleyi ülke çapına yaymakta kararlıydı. Bu noktada, sırasıyla aynı yıllarda Havza Genelgesi, Sivas Kongresi ve Erzurum Kongresini yaparak her kesimden halkın desteğini almış ve emperyalist güçlere ve özellikle İngilizlere karşı – sonrasında Yunanistan-  büyük Kurtuluş Savaşı (1919-1922)’nı başlatmıştır.
19 Mayıs 1919 günü bir milletin kurtuluşunun başladığı tarihtir. 19 Mayıs günü milletin mandacılık fikrinden (İngiltere sömürüsü) ve saray hükümetinin acizliğinden ve despotluğundan kurtulmasıdır. 19 Mayıs günü, Mustafa Kemal önderliğinden halkın bir bütün olarak saray hükümetine ve İngilizlere karşı yürüttüğü bağımsızlık ateşidir.


Mustafa Kemal’in ve arkadaşlarının, bu uğurda can veren çocuk, genç, kadın-erkek tüm insanların ruhları şad olsun. 
Sizlere hürmeten… 19 Mayıs kutlu olsun. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2021 Turktime