Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ISLIKLAR ALTINDA BAŞLAR FİLM
Tuğrul Sarıtaş
YAZARLAR
4 Şubat 2024 Pazar

ISLIKLAR ALTINDA BAŞLAR FİLM

Türk sinemasının çileli emekçileri duayen makinistlerini coşkuyla alkışlıyorum...

Sinemanın vazgeçilmez ama en az hatırlanan emekçilerinden birisi olan; sadece film koptuğunda, bir arıza olduğunda yuhlar, ıslıklar altında 'makinist' diye bağırırken hatırlanan insanlardır makinistler!..

/Bu belgesel çalışmamda, makinistlerin hayat hikayelerinden kesitler ve anılarla kamuoyuna, özellikle yeni nesillere kimler olduklarını yazdım./

Son yıllarda bir film hakkında konuşulurken ilgi odağı genellikle yapım süreciyle ilgili spekülasyon ağırlıklı magazin haberleri; başrol oyuncularıyla ya da yönetmenle yapılan röportajlar ve bunların içinden cımbızlanmış sinema dışındaki hayatları, sözleri üzerinden sınırlı bir bilgilenme üzerinden sürdürülüyor...
Varsa eğer, kısacık bir sahne bile olsa filmdeki erotik sahne gazete sayfalarında konuyla ilgili tek mesele haline gelmeye başlar.

FİLM KOPUNCA!

Televizyonlardaki magazin ve talk show programlarının başrol oyuncularını konuk etmeleriyle de taçlanan bu sürecin sadece ticari kaygı ve reklam yapma arzusunun her şeyin önüne geçmesinden başka bir şey olmadığını artık okuyucu, izleyici de bunları üretenler de biliyor...
Söz konusu sorun, sinemadan edebiyata, televizyon yapımlarından sanata her alanda kendisini dayatmış durumda. Bu illüzyon sonunda sinema gibi büyük emek isteyen bir işin sadece yöneten ve birkaç oyuncu arasında olup biten bir çalışma gibi algılanması kaçınılmaz hale geliyor.
Bir istisna dışında; filmle ilgili olarak genel izleyici kitlesinin yönetmen ve bazı başrol oyuncuları dışında filmle ilişkili gördüğü bir insan daha var!
Makinistler...

Bu ilişkilendirme gerçi olumsuz bir bağ kurmadır. Film kopunca, bir arıza çıkınca hatırlanan bir emekçidir; makinistler...
Islıklar, yuhlar...
Olmadı; mırıldanmalar arasında bağırılır:

“Makiniiiiist....!”

Her ne kadar teknoloji artık filmlerin kopmasına, cihazların kolayından arıza yapmasına imkan vermeyen bir kaliteye ulaşmış olsa da hatırlanması sadece bir arıza anında olmak kaydıyla tek kişi kalmıştır geriye; makinistler...

PERDENİN ARKASINDAKİ EMEKÇİLER

İşte, belgesel'de, beyaz perdenin arkasındaki bu yılların emekçilerini; filmin izleyiciye ulaşmasındaki son emeğin sahibini, sahiplerini anlatıyorum!
Kendilerine hiç bir jenerikte yer verilmeyen bu kişilerin çoğunluğu aramızdan ayrıldılar. Mekanları cennet olsun. Ama arkalarında, hayat hikayeleri, sinemayla ilişkilerinin başlaması, önemli hatıraları kaldı...

AÇIK HAVA SİNEMALARI

Ah o yazlık sinemalar...
Tahta sandalyeler, Gökyüzünde yıldızlar...
Bahçe sinemaları; eski yaz akşamlarının tek eğlencesi idi!
Sinemalar her akşam dolup taşardı...
O dönemlerde sinemalarda film seyretmenin ayrı bir keyifi vardı. Makinistler film başlamadan iki saat önce gelirdi sinemaya; bobinleri kontrol eder, filmlerin yırtık olup olmadığına bakarlardı...
Bu görünmez kahramanlar, Türkiye sinemalarının bir çoğuna 35 mm. gösterim makinelerini ve donanımlarını kuran, ülke genelindeki bütün sinemalara bir dönem teknik destek hizmeti veren kişilerdi!
Filmin kopması veya sesinin kesilmesinde durumunda hep bir ağızdan makinist diye bağırmak; bir mahalle kültürüydü...

KÖMÜRLE ÇALIŞAN MAKİNELER

Mısır, Çekirdek ve Gazozu sinemaların vazgeçilmez eğlencesiydi...
Artık, o kömürle çalışan makineler yok!
O zamanın film makinaları 35 milimlik makinalardı...
Yeterli ışık iki kömür arasında meydana gelen ark vasıtasıyla sağlanıyordu. Makinist kopan yeri asetonla yapıştırır ve filmin devam etmesini sağlardı. Bazen uzun sürer ve seyircileri çileden çıkartır; seyirci makinisti arızayı gidermesi için ıslıklardı...

“Makiniiiist, uyumaaa!” haykırışlarıyla...

MAKİNİSTLER UNUTULDU

Yeni teknolojiler nedeniyle makinistliğin, yani eski usul sinema projeksiyon operatörlüğünün bambaşka bir taraflara kaydığı, onlarca yıl cefamızı çekmiş makinistler ise unutulup gitti...

Türk sinemasının çileli emekçileri duayen makinistleri coşkuyla alkışlıyoruz.
Seanstan önce geldikleri sinemada yaptıkları işler, provalar, gösterim sırasında yaptıkları, yapmak zorunda oldukları işler; makinistlerin gerçek yaşam hikayelerini okurken ve izlerken kimi zaman gülümseyecek, kimi zaman da hüzünleneceksiniz.

Yaşasın Sinema...
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Turktime uygulamasını indirin, günün gelişmeleri cebinize gelsin.
Google Play
App Store
Facebook Twitter Instagram Youtube
GÜNCEL SİYASET DÜNYA MEDYA MAGAZİN SPOR YAZARLAR RÖPORTAJLAR PORTRELER ANKARA KULİSİ FOTO GALERİ VİDEO GALERİ KÜLTÜR SAĞLIK EKONOMİ TEKNOLOJİ ANALİZ TEKZİP
Masaüstü Görünümü
İletişim
Künye
Copyright © 2024 Turktime