Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın doğusundaki Donbas bölgesinin düşüşünün kaçınılmaz olduğunu ve bunun Kiev’in beklediğinden çok daha hızlı gerçekleşeceğini defalarca dile getirse de, cephe hattındaki son veriler bambaşka bir tablo çiziyor. Amerikan The New York Times gazetesinin sahadaki komutanlar, askeri analistler ve bağımsız araştırma kuruluşlarının verilerine dayandırdığı kapsamlı analizine göre, Ukrayna güçleri Donbas'ın kuzeyinde yürüttüğü aylar süren operasyonla Rus ordusunun stratejik kuşatma planını engelledi.
2026'DA RUS İLERLEMESİ DURMA NOKTASINA GELDİ
Askeri uzmanlar, Ukrayna'nın karşı hamlesi sırasında Rusya'nın Donbas'ta onlarca kilometrekarelik toprağı kaybettiğini belirtiyor. Güney Donbas'ta ise Rus birliklerinin savunma hatlarını kırmak için yoğun saldırılarını sürdürmesine rağmen, savunmasını yeniden organize eden Ukrayna ordusu Rus güçlerinin büyük kentleri çevrelemesine şu ana kadar izin vermedi.
Finlandiya merkezli askeri analiz kuruluşu Black Bird Group'un verilerine göre, 2026 yılı genelinde Rusya'nın Ukrayna genelindeki toprak kazanımları geçen yıla kıyasla belirgin şekilde yavaşladı. Eylül ayı, net toprak kazanımı açısından Rusya için Haziran 2023'ten bu yana en başarısız ay olarak kayıtlara geçti.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın 19 Eylül’de açıkladığı "5 bin kilometrekareden fazla alan ele geçirildi" yönündeki iddiaları ise bağımsız askeri araştırmacılar ve hatta aşırı milliyetçi Rus askeri blog yazarları (Milbloggers) tarafından yalanlanıyor. Uzmanlar, Rusya'nın bu yıl kazandığı toprak miktarının kaybettiği alanlardan yalnızca marjinal düzeyde fazla olduğuna dikkat çekiyor.
KİLİTLENEN CEPHEDE "VİVALDİ OPERASYONU": DÖRT MEVSİMLİK STRATEJİ
Her iki tarafın da gökyüzünü dolduran yüz binlerce insansız hava aracı (İHA) nedeniyle manevra yapamaz hale geldiği ve kilitlenen bir cephe savaşı yürüttüğü ortamda gelen Ukrayna kazanımları, askeri çevrelerde sürpriz olarak değerlendirildi.
Washington merkezli Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW) kıdemli analisti George Barros, harekatın önemini şu sözlerle özetledi:
"Vivaldi Operasyonu gösterdi ki; bir ordu gerekli altyapıyı ve hazırlığı tamamladığında, yoğun İHA gözetimi altında dahi mekanize birliklerle zırhlı manevra yapmak mümkündür. Ancak Ukrayna'nın kaybettiği toprakların küçük bir bölümünü geri alabilmesi bile aylar süren titiz bir hazırlık gerektirdi."
İtalyan besteci Antonio Vivaldi'nin ünlü eseri "Dört Mevsim"den esinlenerek dört aşamalı planlanan harekat, Kramatorsk ve Slovyansk gibi Ukrayna'nın "kale kuşağı" kentlerinin doğusunda Rus ilerlemesini durdurmak amacıyla kurgulandı.
KARŞI TAARRUZ NASIL BAŞARILDI?
Ukraynalı komutanların aktardığına göre taarruz, aylar süren ve birbirini tamamlayan üç kritik hazırlık aşamasının ardından hayata geçirildi. Operasyonu bizzat yöneten 3. Ordu Kolordusu Komutanı Albay Petro Horbatenko; ilk aşamada orta menzilli füze ve topçu atışlarıyla Rus ordusunun demiryolu ve karayolu lojistiğinin hedef alındığını, vurulan stratejik bir petrol boru hattı sayesinde ise Rus gözetleme İHA’larının yakıtsız bırakılarak sahadan düşürüldüğünü belirtti.
Lojistik hatların çökertilmesinin ardından Kiev kuvvetleri, sinyal istihbaratı yoluyla Rusya’nın elit İHA operatörlerinin sığınaklarını tespit ederek tek tek vurdu. Rus birliklerinin elektronik harp sistemlerinden etkilenmemek için sahaya sürdüğü fiber-optik kablolu İHA’lar ise kablo makaralarının fiziki takibi yapılarak fırlatma rampalarıyla birlikte imha edildi. Taarruz öncesindeki son aşamada ise ileri teknoloji insansız zırhlı araçlar devreye sokularak mayın tarlalarında güvenli geçiş koridorları açıldı; eş zamanlı olarak havadan dronlarla Rus ikmal yollarına mayın döşenerek karşı taarruzun operasyonel zemini hazırlandı.
Hazırlıkların tamamlanmasının ardından, havadan Rus mevzilerinin arkasına indirilen makineli tüfekli ve patlayıcı yüklü robotik kara araçları Rus cephe gerisinde kaos yarattı. Eş zamanlı olarak, FPV dronlara karşı kontrollü patlamayla tepki veren geliştirilmiş reaktif zırhlarla korunan Ukrayna mekanize birlikleri sığınakları tek tek temizleyerek ilerledi.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, operasyon kapsamında bugüne kadar 5 binden fazla Rus askerinin öldürüldüğünü ve 250 askerin esir alındığını duyurdu.
GÜNEY DONBAS’TA DENGELEME VE ‘DELTA’ SİSTEMİ
Bölgenin güneyinde, 2025 yılındaki Pokrovsk kırılmasının ardından Rusya'nın açık araziden Dobropillya ve batıya doğru ilerleme girişimi ise Ukrayna'nın elit tugayları tarafından kontrol altına alındı. Pokrovsk'u ele geçiren Rus ordusu, stratejik hedeflerine ulaşamadan durduruldu.
Bölgeyi savunan Azov 1. Kolordusu Komutan Yardımcısı Yarbay Kirilo Dubrovski, "Delta" adı verilen yerli dijital muharebe sahası yönetim yazılımının ilerlemeyi engellemede kilit rol oynadığını vurgulayarak, "Sistem, gerçek zamanlı bilgi akışı sağlayarak düşmanın sızma gruplarını anında tespit ve imha etmemize imkan tanıdı" dedi.
Come Back Alive Vakfı analisti Mikola Bielieskov da on binlerce görev icra eden insansız kara araçlarının (UGV) savunmanın belkemiği haline geldiğini bildirdi.
"ARTIK CEPHEDE HARİTAYA TEK BİR ÇİZGİ ÇEKİLEMİYOR"
Rus güçlerinin "kill zone" (ölüm bölgesi) olarak adlandırılan ve dronlarla kaplı kilometrelerce genişlikteki açık araziyi küçük yaya gruplarıyla geçmeye çalışması, cephede devasa bir "gri alan" yarattı.
Ukrayna Ulusal Polisi "Liut" Ortak Saldırı Tugayı Komutanı Albay Oleksandr Raşevski, cephedeki karmaşık durumu şu sözlerle anlattı:
"Bugün Donbas'ta haritaya tek bir çizgi çekip 'Bu noktaya kadar bir taraf, ötesinde diğer taraf hakim' diyebileceğiniz basit bir cephe hattı yok. Her iki tarafın da iç içe geçtiği ağaçlıklar, tekil binalar ve yollar için sürekli bir boğuşma yaşanıyor."
PUTİN DONBAS ISRARINI SÜRDÜRÜYOR, HAVA SALDIRILARI TIRMANIYOR
Savaş sahasında hedeflerine ulaşamayan Moskova yönetimi ise Kiev ve diğer büyük kentlere yönelik füze ve kamikaze İHA saldırılarını yoğunlaştırıyor. Putin'in Donbas'ın tamamının ilhakını barış için vazgeçilmez bir ön şart olarak dayattığı, buna karşılık Kiev yönetiminin ise Donald Trump yönetiminden gelen ve sahada kaybedilmeyen toprakların Rusya'ya devredilmesini öngören uzlaşma önerilerini kesin bir dille reddettiği vurgulanıyor.
KAYNAK: KARAR