Erhan Afyoncu, bu yıl 850. yıldönümünün kutlandığı Miryokefalon savaşıyla ilgili dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
ERHAN AFYONCU'NUN YAZISI ŞÖYLE:
Anadolu’nun Türk yurdu olduğunu tescilleyen savaş: Miryokefalon
Bu yıl 850. yıldönümünü kutladığımız Miryokefalon Savaşı, 17 Eylül 1176’da meydana geldi. Türkiye Selçukluları’nın Bizans’a karşı elde ettiği bu zafer, Anadolu’nun bir Türk yurdu olmasını tescil eden muharebeydi. Malazgirt’le yerleşilen Anadolu, Miryokefalon ile beraber, Bizanslıların Türkleri Anadolu’dan çıkarma ümidini sona erdirmiş, bu muharebeyle Anadolu’daki Türk varlığı garantilenmişti
Türkiye Selçuklu hükümdarı I. Mesud'un neredeyse bütün hayatı savaşlarla geçmişti. Sultan Mesud Bizanslılar'la, Ermeniler'le, Danişmendliler'le mücadele etmişti. Ancak Sultan Mesud'un en büyük başarısı 1147'de II. Haçlı saldırısı sırasında Alman İmparatoru III. Conrad komutasındaki Haçlı birliklerini Eskişehir yakınlarındaki Dorylaion Muharebesi'nde mağlup etmesiydi. 1155'te Sultan Mesud'un vefat etmesine yakın veliaht olarak II. Kılıçarslan'ı belirlese de küçük oğlu Şahinşah'a Ankara ve Kastamonu çevresini, damadı Danişmendli Yağıbasan'a Sivas ve çevresini, diğer damadı Danişmendli Zünnun'a ise Kayseri yöresini bırakmıştı.
SELÇUKLU'YA KARŞI İTTİFAK
II. Kılıçarslan saltanatının ilk yıllarında komşusu olan Türk-İslam devletleriyle mücadele halindeydi. Anadolu coğrafyasında siyasi birliği sağlamak üzere girişilen bu mücadelede Türkiye Selçukluları'nın en büyük rakibi Danişmendli Beyliği'ydi. Danişmendliler'in Sivas kolunun hükümdarı olan Yağıbasan ile mücadeleye girişen II. Kılıçarslan, dönemin en güçlü devletlerinden Musul Atabeyi Nureddin Zengi'nin duruma müdahil olmasından çekindiği için Yağıbasan ile antlaşma yapmak zorunda kaldı.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ