Bahreyn tarafından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne (BMGK) sunulan ve Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının uluslararası güçlerce korunmasını öngören karar tasarısı, Çin ve Rusya’nın vetosuyla reddedildi.
8 Nisan 2026 itibarıyla sonuçlanan oylamada, tasarı salt çoğunluğu sağlasa da daimi üyelerin vetosu nedeniyle hayata geçemedi.
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi geçişlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla hazırlanan tasarı, konseyde geniş çaplı bir destek bulmasına rağmen diplomatik engele takıldı. Yapılan oylamada 11 üye ülke "kabul" oyu verirken, 2 üye ülke çekimser kaldı.
Ancak konseyin daimi üyeleri olan Çin ve Rusya'nın "ret" oyu kullanması, tasarının hukuken kadük kalmasına yol açtı. Bu durum, Batılı güçler ile Avrasya bloğu arasındaki derin görüş ayrılığının Hürmüz krizi üzerinden bir kez daha tescillenmesi olarak yorumlandı.
VETO GEREKÇESİ: EGEMENLİK VE TEK TARAFLI MÜDAHALE ENDİŞESİ
Rusya ve Çin temsilcileri, vetolarını tasarının bölgedeki askeri gerilimi düşürmek yerine daha da tırmandıracağı gerekçesiyle savundu. Yapılan açıklamalarda, Hürmüz Boğazı’na uluslararası askeri koruma getirilmesinin bölge ülkelerinin egemenlik haklarını zedeleyebileceği ve ABD öncülüğündeki koalisyonun bölgeye daha fazla yığınak yapmasına yasal kılıf hazırlayacağı iddia edildi. Her iki ülke de çözümün askeri devriyelerde değil, kapsayıcı bir diplomatik diyalogda aranması gerektiğini vurguladı.
BAHREYN VE BATI KANADINDA HAYAL KIRIKLIĞI
Karar tasarısının sahibi olan Bahreyn ve destekçisi ABD-İngiltere bloğu, vetoyu "küresel ticaret güvenliğine vurulmuş bir darbe" olarak nitelendirdi.
Enerji arz güvenliğinin siyasi rekabetin üzerinde tutulması gerektiğini savunan Bahreynli yetkililer, Boğaz'daki tıkanıklığın dünya ekonomisine verdiği zararın telafisi için bu adımın şart olduğunu belirtti.
Konseydeki bu tıkanıklık, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin çözümünde BM mekanizmalarının devre dışı kalabileceği endişelerini artırdı.
KÜRESEL ENERJİ PİYASALARINA YANSIMALARI
BMGK’dan koruma kararının çıkmaması, uluslararası sigorta şirketleri ve gemicilik devleri arasında tedirginliğe yol açtı. Güvenlik garantisinin uluslararası hukuk zemininde sağlanamaması nedeniyle, enerji sevkiyatı yapan şirketlerin Hürmüz rotasından uzak durmaya devam edeceği ve bunun petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskıyı sürdüreceği öngörülüyor.