MENÜ
Ankara 13°
Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Yol Ayrımı
Celal Kazdağlı
YAZARLAR
30 Eylül 2010 Perşembe

Yol Ayrımı

 

Referandum sonrası, ilk bakışta birbirinden farklıymış gibi gözüken pek çok gelişme bir arada yaşanıyor.

 

Kürt sorununun çözümü, PKK’nın silahsızlandırılması için hızlı bir trafik var. Hem siyasiler hem devlet görevlileri Kuzey Irak’a eskisinden daha sık gidiyorlar. Aynı şekilde devlet görevlileri ile Kürt siyasetçiler İmralı ile görüşüyor.

Bütün bu görüşmelere hakim olan duygu, çözüm için ortak bir anlayış ve iyi niyet.

İktidar partisi kadar CHP de bu görüşmelerin bir parçası olma yönünde ilerliyor.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun 10 dakikalık konuşması bile yumuşamayı getirdi. Her iki taraf birlikte çalışmaya tam hazır değilse bile, çalışabileceklerinin işaretini veriyor.

En azından anayasayı nasıl ve ne zaman değiştirebileceklerini, başörtüsü/türban konusunda birlikte adım atabileceklerini konuşmaya başladılar.

Saadet Partisi’nde yaşananlar ve Genel Başkan Numan Kurtulmuş’un kendine yeni bir yol çizmesi bir kırılma ve yeni birleşmeleri içinde taşıyan bir gelişme. İlhan Kesici’nin CHP’den ayrılmasından sonra, Abdüllatif Şener ile DP’nin ve Erbakanlı SP’nin birlikte hareketinin iklimi oluşturuluyor bir yandan.

Kemal Kılıçdaroğlu ile Deniz Baykal’ın baş başa görüşmesi doğrudan CHP’nin önümüzdeki dönem politikasını ilgilendiriyor. CHP bu görüşmede neyi ne kadar ve kiminle yapacağı gibi temel konuları ele almış görünüyor.

Bütün bunlar Türkiye’nin yeni bir yol ayrımına geldiğini gösteriyor. Bu yol ayrımında Türkiye’nin hangi yolda ilerleyeceğinin işaretini verecek olan gelişme ise Hanefi Avcı olayının varacağı nokta olacak.

Hanefi Avcı, bir takım suçlamalarda bulundu ama kendisi hakkında ortaya atılan suçlamalarla tutuklandı.

Tam da ortaya attığı suçlamalar ile suçlandığı konu arasında yaşanıyor yol ayrımı. Hangisinin galip geleceği Türkiye’nin bundan sonra alacağı yolun işaretini verecek.

Gençlerin üniversite ve işe giriş sınavlarında karşılaştıkları haksızlık, yaşanan sıkıntılar gibi konular bütün bu gelişmelerden ayrı şeylermiş gibi görünmüyor.

Hepsi bir bütünün parçası. Ve hepsi o soruya cevap oluşturacak.

Türkiye yıllardır sahip olduğu dar görüşlü bir zihniyetten çıkıp başka bir dar görüşlü zihniyete mi bürünecek; yoksa farklı yeni bir zihin dünyası mı bizi bekliyor?

Bir yol ayrımındayız.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Misafir
 30 Eylül 2010 Perşembe 18:17
Celal bey,kisa araliklarla Kilicdar´i kösesinde ikinci kez konu olarak isliyor.Burdan cok önemli sonuc cikiyor.Yapici muhalefetin ve Baskaninin ne kadar önemli oldugunun.Daha önce Celal beyin "Kilicdar´in son sansi" baslikli yazisina YIGITOGLU rumuzumla bir yorum yazmistim.Eger zamaniniz isteginiz var ise bir zahmet o yorumumu okuyun.Kilicdar´a 1000 tane oyum olsa bir tane vermem lakin,yigidin hakkini yigite de vermek lazim.Kilicdar bey ile Basbakan ortak noktaylari birlikte bulabilirler.Tgto
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Turktime