MENÜ
Ankara -2°
Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Türkiye mi, PKK mı? ABD hala “orta yol” arayışında
Celal Kazdağlı
YAZARLAR
12 Şubat 2018 Pazartesi

Türkiye mi, PKK mı? ABD hala “orta yol” arayışında


ABD’nin üç önemli ismi neden bir hafta gibi kısa bir zaman diliminde Türkiye’yi ziyaret etme ihtiyacı duyarlar?
        
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Korgeneral Herbert Raymond McMaster, İstanbul’da Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın ile görüştü ve döndü. Onu Dışişleri Bakanı Rex Tillerson izleyecek. Kahire üzerinden Ankara’ya geliyor.
        
Savunma Bakanları Jim Mattis de ziyaret için randevu alan isimlerden.
        
İkisi de bölgeyi iyi bilen isim. Jim Mattis, ABD’nin Irak işgalinde görev üstlenmiş bir emekli general. Rex Tillerson da bölgenin enerji kaynaklarını bilen bir eski petrol şirketi yöneticisi.
        
ABD’nin üç etkin ismi Türkiye’yi ikna etmeye çalışıyor.
        
Afrin’i çoktan gözden çıkardıkları anlaşılıyor. “Orası zaten bizim ilgi alanımızda değildi” deyip işin içinden sıyrılmak istiyorlar.
        
Masaya “Afrin sizin; Münbiç ve Fırat’ın Doğusu bizim” teziyle oturmak istiyorlar.
        
Ankara, çok sıkıştırır, “namlunun karşısında PKK mı, ABD mi var bakmayız” kararlılığını sürdürür ise, o zaman “Münbiç’ten de çekiliyoruz” deyip, Fırat’ın Doğusuna konmak istiyorlar.
        
Fırat’ın Doğusu dediğimiz yer, Suriye’nin üçte bir toprağı. Suriye enerjisinin yüzde 50’si ile su kaynaklarının yüzde 60’tan fazlası bu bölgede.
        
Daha önemlisi Türkiye ve Irak’a sınır. ABD Suriye işini halledebilirse Irak’ı da bölecek. Sonra sıranın Türkiye ve İran’a geleceği malum.
        
Ankara, bu teklifi kabul eder mi?

“Mermiyi namluya sürdükten sonra” bu Türkiye’ye önerilecek bir teklif midir?
        
TÜRKİYE KORKACAK ÖYLE Mİ
        
Zannettiler ki, ABD Generali Paul Frank bir grup gazeteciyle Menbiç’e gidecek, “yanlış hesap yapma” diye bizi uyaracak, “karşınızdaki güç PKK değil biziz” diyecek, “bir yere gitmiyoruz Menbiç’teyiz” diye nara atacak...
        
Ve biz... Türkiye... ‘korkup geri çekileceğiz’ öyle mi?
        
Sokakta herhangi bir Türk vatandaşını çevirseler; çocuk-yaşlı, kadın-erkek, hiç fark etmez; “ölmeyi mi tercih edersin yoksa yenilgiyi mi” diye sorsalar, alacakları cevap “ölmeyi” olacaktır.
        
ABD Generali Paul Frank’ın Münbiç’te komik gösterisinin bir işe yaramadığını gören ABD üç önemli ismini arka arkaya Türkiye’ye gönderiyor.
        
Bizimle “terörle mücadele konusunda uzun vadeli işbirliği” konusunu konuşmayacaklar her halde.
        
Türkiye “terör” diyorsa diplomatik nezaketinden söylüyor. Karşısında ABD olduğunu ve onunla savaştığını çok iyi biliyor Ankara.
        
ABD Fırat’ın Doğusunda Türkiye sınırında 15 askeri üs kurmuş durumda. Burada, YPG dedikleri PKK’yı eğitiyorlar. Sadece onlar değil. 82 ayrı ülkeden para karşılığı toplayıp getirdikleri lejyonerler de var aralarında. Onlardan 70 bin kişilik bir silahlı grup çıkarmaya çalışıyorlar.
        
ABD Kongresi de buradaki PKK’lılar ve lejyonerler için bu yıl 500 milyon dolarlık bütçe ayırdı. Geçen yıl bu rakam 430 milyon dolardı.
        
ABD, parasını ödediği, eğittiği, silahlandırdığı PKK için “benim kara gücüm” diyordu.
        
Şimdi Ankara ABD’nin o kara gücü ile savaşıyor.
        
ABD SURİYE’DE YENİLDİ
        
ABD; Fırat Kalkanı ile ÖSO’ya bir alan açan Türkiye’yi Kobani ve Afrin parantezine almak istedi. TSK’yı o parantezde boğacaktı.
        
Ankara son ana kadar bekledi, sabrını zorladı, gecikse de sahaya indi ve Afrin parantezini kaldırıp attı.
        
Afrin bölgesinde TSK, ABD’nin kara gücü PKK’yı yendi.
        
Bunu en iyi gören ABD. Durumu kurtarmak için Ankara’ya geliyor.
        
Bize İran’ı tehdit olarak gösteriyor. Bak diyor “İran Şii Hilali kuruyor.”
        
Sonra dönüp “bu Esad var ya bu Esad cani” diyor. “Onu birlikte değiştirelim.”
        
Birlikte dediği de PKK.
        
Hala Türkiye’ye PKK’yı sevdirmeye çalışıyor. PKK mücadele etmez ise İran Şii yayılmacılığı içinde olurmuş, Esad da caniliğini sürdürürmüş.
        
Farkında değil.
        
Türkiye İran, Irak ile yakın çalışıyor. Rusya ile birlikte hareket ediyor. Suriye rejim unsurlarıyla pekala sahada işbirliği yapıyor.
        
Son olarak Çin devreye girdi. ABD’nin karşısında Türkiye, İran, Irak, Rusya ve Suriye Rejim unsurlarıyla birlikte olacağını ilan etti.
        
ABD ise Türkiye karşısında PKK’yı saklamaya çalışıyor. Hala PKK için orta yol arayışını sürdürüyor.
        
ABD kaybediyor... Hem de büyük kaybediyor...
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Turktime