MENÜ
Ankara 11°
Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SİYASİ TARİHİMİZDE 70 YIL  ÖNCESİ VE BUGÜNLER..
Yalçın Toker
YAZARLAR
16 Ocak 2018 Salı

SİYASİ TARİHİMİZDE 70 YIL ÖNCESİ VE BUGÜNLER..


Ülkemizde bugün basın hürriyeti adeta yok edilmiş durumda.. Hapishaneler gazetecilerle dolu.. Anayasa Mahkemesi bazı gazeteciler hakkında tahliye kararı veriyor, ama görevli Mahkeme bu kararı tanımıyor.. Bu bunaltıcı ortamda, pek çok gazete yazarı da düşüncesini net olarak açıklayıp, yansıtamadığını, yazı yazmaya korktuğunu söylüyor..
21. asırda durumumuz bu iken, ben, siyasi hayatı ilk tanımaya başladığım, hatta ufak ufak hizmetlerde bulunduğum 70 yıl öncelerini hatırladım.

1946-47 yılları.. Silifke ilkokulunda son sınıf öğrencisiyim..

II. Dünya Savaşı sona ermiş, Avrupa ülkelerinde demokratik hayat başlamış.. Türkiye’de ise, İsmet İnönü’nün milli şefCHP’nin tek parti olduğu günleri yaşamaktaydık.

Nihayet bizde de demokrasi ve özgürlükler yönünde ilk adımlar atıldı. Meclis’te bazı hareketlenmeler başladı. Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu Mecliste görüşülürken, CHP milletvekillerinden Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülüve Refik Koraltan,  CHP Grubu'na Dörtlü Takrir adıyla bir önerge verdiler. 12 Haziran 1945 tarihli bu önergede, “Harpten sonra bütün dünya hürriyet ve demokrasiye geçerken, bizde de özgürlükçü düzenlemelerin yapılması, seçimlerin serbest olması, basın hürriyetinin sağlanması ve Meclis müzakerelerinin açık yapılması..”  gibi demokratik haklar talep ettiler. Fakat bu Dörtlü Takrir Meclis’te reddedildi.

Bunun üzerine bu kişiler Mecliste muhalif bir grup oluşturdu. Bu sebeple önce Menderes, Köprülü ve Koraltan CHP’den ihraç edildiler Celal Bayar ise milletvekilliğinden ve sonra CHP’den istifa etti. Bu kişiler 7 Ocak 1946’da Demokrat Partiyi kurdular.. Böylece demokratik siyasi hayat yönünde ilk adım atılmış, Meclis içinde CHP Hükümetine karşı bir muhalefet başlatılmıştı.

Ülkenin her yerinde Demokrat Parti teşkilatlanması hızlandı..

D.P. Silifke teşkilatının kurulmasında benim babam da hizmeti geçenlerdendi. Köylerde halkla toplantılar yapılıyor, bu konuda en zor görev de henüz 10 yaşlarında bir öğrenci olan bana düşüyordu. Çünkü köylerde okuma yazma bilen henüz yok gibiydi.. O dönemin Tan, Vatan gibi gazetelerini yanımda götürüyor Ahmet Emin Yalman’ın falan yazılarını köylülere okuyor, anlayamadıklarını açıklamaya çalışıyordum.

1946 seçimlerinden bir ay önce toplanan CHP 2. Kurultayında, İsmet İnönü bir önerge vermiş ve kendisinin Değişmez Genel Başkan ve Milli Şef sıfatlarına son verilmesini bizzat istemişti. Bu da Paşa’nın demokrasi yönünde attığı bir adımdı.  

1946 seçimlerinde CHP 395 milletvekili çıkararak yine iktidar olmuştu. DP ise 66 milletvekili çıkarabilmişti(*).

Şimdi açık açık söylüyorum,  o günün basınında yazarlar, hiç korkmadan fikirlerini açıklayabiliyorlardı. İsmet Paşa’nın tek adam rejiminde bile basın özgürlüğü yönünden bu günlerden daha demokratik bir ortam vardı. Bu yüzden, Recep Peker’in Başbakan olduğu günlerde Hükümet, basın özgürlüğünün engellenmesi ve DP’nin yok edilmesi yönünde çabalar başlattı. Buna rağmen Cumhurbaşkanı İsmet İnönü tarafsız davranışlar sergiledi, Bayar’la, Peker’in arasını bulmaya çalıştı.

İşte böyle ..

O günlerde ben genç bir Demokrat Partili olarak İsmet Paşa’ya karşı idim..
Ama şimdi diyorum ki, keşke Tayyip Bey de İsmet Paşa kadar özgürlükçü olsa..

Keşke basınımız o günlerdeki kadar özgür olabilse..

Neyse keseyim.. Uzatmayayım.. Siyaset böyle bir şey işte..

1950’de iktidarı ele geçiren Menderes de, 1954’ten sonra antidemokratik faaliyetlere başlamıştı, ben o zaman ona da karşı çıkmıştım..

Demek ki, her siyasi parti, her siyasetçi, iktidarda kaldıkça değişiyor.. O zaman böyle demiştim. Yine aynı şeyleri tekrarlıyorum..

Tayyip Bey de 2002’de neler söylüyordu, bugün ise neler söyleyip uyguluyor, uygulatıyor.. Merakım şu: Bakarsınız, 1946’da CHP’nin içinden çıkan Bayarlar, Menderes’ler, Köprülüler gibileri bugün AKP’nin içinden çıkanlar da partiyi ikiye bölerler.. Memleket için hayırlı olur..

Acaba MHP’yi yok eden Devlet Bahçeli bu iki parçadan hangisine tutunur..

Ümidim; her siyasi gelişmenin Meral Akşener’in İYİ partisi adın iyi olmasıdır..
 
 
(*) İhtilaller Darbeler Arasında Anılarım/Yalçın Toker Toker Yayınları- www.tokeryayinlari.com Tel: 0535 3199349 ve kitap@dr.com.tr
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Turktime