MENÜ
Ankara 13°
Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Medya İşletmecisini Arıyor
Celal Kazdağlı
YAZARLAR
14 Ekim 2010 Perşembe

Medya İşletmecisini Arıyor

80’lerin başında evinde bir dokuma tezgahı olan, sırtında kepenekle çobanlık yapan insan kısa sürede büyük bir tekstil fabrikasını yöneten sanayici oldu.

         Elinde çanta ile yurt dışında mal satmak için dolaşan yeni mezun genç birkaç yıl içinde ihracatçı oluverdi. 

         Bunlar Türkiye’nin yaşadığı mucizevi dönüşün birer sonucuydu.

         Bugünlerde çok eleştirilen 12 Eylül darbesinden sonra Turgut Özal’ın liderliğinde Türkiye üretime ve ihracata yöneldi. İlk defa “Anadolu Sermayesi” ortaya çıktı.

         Birkaç yıl önce bir birini öldüren insanlar Anadolu’da siyaset yerine ekonomi konuşmaya başladı. Bir araya gelen 2-3 kişi örgüt kurmak yerine şirket kurmayı konuşur hale geldi.

         Bu değişim çok hızlı yaşandı ve o insan birden büyük işletmeleri yönetir hale geldi. Yeri geldi fabrikasında işçi oldu, mühendis oldu, sanayici oldu, ihracatçı oldu. Her işi yapmaya çalıştı.

         Bunun böyle gitmeyeceğini kısa sürede anladı. Çözüm arayışına girdi. Fabrikasına bir işletme müdürü, bir ihracat müdürü, bir üretim müdürü aldı. Bu değişimi yapamayanlar kaybetti. Yapanlar daha da büyüdü.

         Medya da benzer bir değişimi yaşadı.

         Bir süre her işten anlayan medya patronu işi tek başına yönetti. Başyazar da oydu, yazı işleri müdürü de oydu, işletme müdürü de oydu, patronda oydu. Bazen muhabirlik bile yapıyordu.

         80 sonrası ekonominin büyümesi ile birlikte kendi basın işletmesinin de büyüdüğünü fark etti. Önce yazı yazmaktan vazgeçti sonra da fiilen gazeteyi çıkarmaktan uzaklaştı. İşin daha çok genel politikası ve işletme kısmıyla ilgilenmeye başladı. Yeni makine alınması, gazete kağıdının daha ucuza mal edilmesi, yeni matbaalar kurulması, teknolojik yenilik gibi konular başka iş yapmalarına zaten izin vermiyordu.

         O zaman devreye genel yayın müdürleri ile onların işlerini kolaylaştıran müessese müdürleri girdi. Patrondan sonra söz sahibi olan genel yayın müdürleri oldu.

         Genel yayın müdürlerinden hem yayını hem de işletmeyi yönetmeleri beklendi.

         Bu iki iş bir arada yürüyemezdi, yürüyemedi.

         Medyaya sermayenin girmesi ve meslekten olmayan patronların işbaşı yapması ile patron gazetenin işletmesini üstlendi. Yayını ise kontrol kendinde olmak üzere genel yayın müdürlerine verdi.

         Ancak medya gücün emrine girip onun adına hareket etmeye başlayınca, genel yayın müdürleri patronla birlikte çalışma mecburiyetinde kaldı. Ya da o tür genel yayın müdürleri istendi.

         Bu medyada bir işletme yönetimi boşluğu doğurdu. Medya dışında pek çok yatırımı olan patron o yatırımlarını atadığı genel müdürler ya da CEO’lar üzerinden yönetmesine rağmen medya bölümünü çok sevdi. Onun yönetimini başkasına devretmedi. Zaten onu yönetecek başkaları da ortaya çıkamadı. Medyayı başka işlerine yarayacak şekilde yönetmeyi tercih etti.

         O durumda da medya mesleğin ve işletmenin yani sektörün ihtiyaç duyduğu yönetimi hiçbir zaman oluşturamadı.

         Yeni dönem medya yeniden şekillenirken bir işletme olarak yöneticisini çıkarmak zorunda.

         Yeni dönemin medyasında patrondan sonra en çok ihtiyaç duyulan medya işletmecisi olacak.

         Medya CEO’sunu arıyor.  

        

           

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Turktime