MENÜ
Ankara 13°
Turktime
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Medya Genel Yayın Yönetmenini Arıyor
Celal Kazdağlı
YAZARLAR
18 Ekim 2010 Pazartesi

Medya Genel Yayın Yönetmenini Arıyor

Çetin Emeç, patronla vakit geçirmek yerine yazı işleri masasında oturmayı tercih eden son genel yayın yönetmenlerinden biriydi.

 Hürriyet’ten, Aydın Doğan’ın Milliyet’ine genel yayın müdürü olarak geçtiğinde gazeteyi kısa sürede 150 binlerden 400 bin tiraja çıkarmıştı. O başarıyı yazı işleri masasında oturarak, birinci sayfanın spotları ve resim altlarına kadar bizzat meşgul olarak sağlamıştı. Manşete çıkaracağı haberi yazan muhabirle konuşmayı da ihmal etmeyen bir genel yayın yönetmeniydi.

O masadan genellikle Aydın Doğan çağırdığı zaman ayrılır, ceketini giyer, önünü düğmeler ve patronunun karşısına öyle çıkardı. Orada fazla kalmayı sevmez, hemen yazı masasına dönmek isterdi.

Canını sıkan en önemli şey Aydın Doğan’ın kendisini sudan nedenlerle çağırması ve yanında uzun süre tutmak istemesiydi.

Bir öğleden sonra “Kendimi biraz kötü hissediyorum. Eve gidip dinleneceğim” diyerek ceketini alıp Milliyet’ten ayrılmasının en önemli nedeni de Patronun bu tavrıydı.

Çetin Emeç’ten sonraki genel yayın yönetmenlerinin neredeyse tamamı vaktinin çoğunu yazı işleri masasında değil patronun yanında geçirdi.

Genel yayın yönetmenlerinin yeri yazı işleri masası değil “patron katı” olmaya başladı.

Bu durum yeni tür gazetecilik anlayışı ile denk düştü. Daha önceleri muhabire dayalı çıkan gazeteler, yazı işleri ağırlıklı çıkmaya başladı. Aşağıdan gelen bilgiler yerini, “patron katı”ndan gelen isteklere bıraktı.

Haber ajansları, ya da muhabirlerden yazı işleri masasına gelen haberler ile “Patron Katı”ndan gelen isteklerin nasıl birleştirileceği işiyle uğraşmaktan ibaret bir genel yayın yönetmeni modeli ortaya çıktı.

Yapılan iş gazetecilik olmaktan çıktı, gücün medyasını inşa etme işine dönüştü. Editörler, yazarlar ve muhabirler bu işe uygun çalıştırılmaya başlandı.

Genel yayın yönetmeninin işi yukarılarda hazırlanan “mühendislik projesinin” takdimine dönüşünce medyanın içeriği ile milletin gerçekleri çatışmaya başladı.

Milletten beslenmeyen ve muhabire dayanmayan yayın anlayışı medyaya hakim olunca mesleğini iyi yapan gazetecilerin yetişmesi ve giderek sorumlu mevkilere yükselmesi süreci büyük darbe yedi. Aşağıdan yeni gazetecilerin yetişmesinin önü kesilince, iş yukarda dar alanda paslaşmaya kaldı.

 Genel yayın yönetmenleri bir “saray içi darbe”ye muhatap olmak istemedikleri için kendi düzenlerini ona göre kurdu. Potansiyel tüm adayları önce patron katından, sonra gazete binasından uzaklaştırdılar. Patronla kendisi dışında başkalarının temas kurmasını mümkün olduğunca engel oldular.

Bu ortam medyada genel yayın yönetmeninden başka ikinci, üçüncü adamların yaşama şansını yok etti. Genel yayın yönetmenleri etraflarını kendi yerini dolduramayacak adamlarla doldurdu.

Öyle olunca da ortada eskinin medya düzenini bile sürdürecek genel yayın yönetmeni adayı kalmadı. Kalmış olsaydı en azından Hürriyet bu durumda olmazdı.

Bugün medya genel yayın yönetmenini arıyor.

        

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2018 Turktime